Dava; davacı tarafından Nisan 2018 döneminde yapılan doçentlik başvurusundan başarısız sayılmasına ilişkin 20.5.2019 tarih ve E.5803 sayılı işlem ile bu işleme karşı yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Dava kısaca şu şekilde ilerlemiştir;

Uyuşmazlığın çözümü, bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirdiğinden, Mahkemenin ara kararıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup söz konusu ara karar sonucunda düzenlenen 26/03/2020 tarihli bilirkişi raporu sonucunda 22/09/2020 tarihli karar ile yürütmenin durdurulması talebinin reddine karar verildiği, tarafımızca anılan karar yapılan itiraz neticesinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi’nin 22/10/2020 tarih ve Y.D. İtiraz No:2020/XXX sayılı kararı ve “Uyuşmazlık konusu olayda, idare mahkemesince dava konusu uyuşmazlığın çözümü amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda davacının “haksız yazarlık” etik ihlali işlemediği yönünde kanaat bildirilmiş ise de; gerek dava konusu işlem ve gerekse de davalı idarenin bu hususlara itirazı dikkate alındığında, uyuşmazlığın davacının “tekrar yayım” etik ihlalinde bulunması sebebiyle doçentlik başvurusunun başarısız sonuçlanmasından kaynaklandığı ve çözümünün teknik bilgi gerektirdiği, bu haliyle, bilirkişilerce; davacının “tekrar yayım” etik ihlalinde bulunup bulunmadığı yönünde değerlendirmeler yapılması ve bu yönde rapor hazırlanması gerektiği,” gerekçesi ile itirazın kabulü ile Mahkememizin yürütmenin durdurulması talebinin reddi yönündeki kararının kaldırılmasına karar verildiği, anılan karar gereğince Mahkememizin 12/11/2020 tarihli ara kararı ile “davacının tekrar yayım etik ihlali gerçekleştirip gerçekleştirmediği” hususunda ek bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, anılan ara kararı üzerine düzenlenen 02/12/2020 tarihli ek bilirkişi raporunda “adayın çalışma konusunu önce makale olarak yazdığı ve yayımlanmak üzere bir dergiye gönderdiği, aynı makaleyi hazırlamış olduğu ve büyük oranda metin neşrinden oluşan “XXX” adli kitabın inceleme bölümünde kullandığı, adayın söz konusu iki çalışmasının pek çok üniversitede bilimsel çalışmalardaki intihal ve benzerlikleri tespitte kullanılan Turnitin programı ile tarandığı, tarama raporlarından görüleceği üzere haksız yazarlık yapıldığı iddia edilen kitap ( XXX ) ve makale ( XXX dergisinde yayımlanan ) arasındaki benzerliğin %12 olduğunun tespit edildiği, benzerlik değerinin kabul edilebilirlik oranının üniversitelere göre %20-30 arasında değişiklik arz ettiği, örnek olarak XXX Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nün tez benzerlik formunda bu oranın üst sınırının %20 olarak belirlendiği, adayın iki çalışmasının değerlendirilmesi neticesinde adayın Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi 4/1-ç bendinde belirtilen “tekrar yayım fiilini işlemediği” kanaatine varıldığı görülmesi üzerine bu defa Mahkememizin 11/12/2020 tarihli kararı ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından anılan karar yapılan itiraz neticesinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi’nin 06/01/2021 tarih ve Y.D. İtiraz No:XXX sayılı kararı ve ” “davacının “tekrar yayım” etik ihlalinde bulunduğuna ilişkin kararın uzman görüşlerine dayandığı, uzman görüşlerinde de, davacının “tekrar yayım” etik ihlalinde bulunmasının sebebi olarak “davacının 2017 yılının sonlarında yayımlanan “XXX” başlıklı makalesinin 43-56 sayfalarında yer alan kısmın, davacının 2018 yılının başlarında yayımladığı “XXX” adlı kitabının 72-88 sayfaları arasında da herhangi bir kaynakça veya dipnot belirtilmeden kullanıldığı” hususunun gösterildiği, mahkeme kararına dayanak alınan ek bilirkişi raporunda ise, anılan iki eser arasında benzerlik oranlarından yola çıkılarak “tekrar yayım” etik ihlalinde bulunulmadığına karar verildiği, dolayısıyla davalı idarece davacının “tekrar yayım” etik ihlali işlediği kararına dayanak aldığı uzman raporlarında belirtilen görüşlerle ilgili olarak bilirkişilerce herhangi bir değerlendirmede bulunulmaksızın hazırlanan rapor esas alınmak suretiyle yürütmenin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi’nin “Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiğine Aykırı Eylemler” başlıklı 4.maddesinin 1-ç bendinde tanımı yapılan “Tekrar Yayım” fiilinin; “Mükerrer yayınlarını akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak” olarak tanımlandığı ve davalı idarece, uzman görüşleri doğrultusunda özetle; “… XXX’ başlıklı makalesinin 43-56 sayfalarında yer alan kısmın, davacının 2018 yılının başlarında yayımladığı ‘XXX’ adlı kitabının 72-88 sayfaları arasında da herhangi bir kaynakça veya dipnot belirtilmeden kullanıldığı” hususu gerekçe gösterilerek davacının etik ihlalinde bulunduğuna karar verildiği, bu itibarla, davacının anılan yönergede belirtilen fiili işleyip işlemediği hususunun, bilirkişilerce; söz konusu “Tekrar Yayım” etik ihlali işlediğine dayanak alınan uzman görüşlerinin de değerlendirildiği bir rapor hazırlanması ve hazırlanan bu rapor da dikkate alınarak, yürütmenin durdurulması talebi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından, eksik incelemeye dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yürütmenin durdurulması yönünde verilen itiraza konu mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.” gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararının kaldırılmasına karar verildiği, anılan karar gereğince Mahkemenin 09/02/2021 tarihli ara kararı ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler, Doçentlik Yönetmeliği, Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi, davacının iddiaları ve idarenin savunma dilekçesinde beyan ettiği hususlar ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi’nin 06/01/2021 tarih ve Y.D. İtiraz No:2021/4 sayılı kararında tespit edilen hususlar da dikkate alınmak suretiyle, davacının doçentlik başvurusunda sunduğu eserler ve bu eserlerin incelenmesi neticesinde hazırlanan uzman görüşlerinde tespit edilen hususlar incelenerek davacının etik incelemeye konu eserlerinde “tekrar yayım etik ihlali” gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususunun çelişkiye ve tereddüte mahal veremeyecek şekilde hazırlanacak gerekçeli ve sonuç bildiren ek bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği, anılan ara kararı üzerine düzenlenen 09/03/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda “davacının dava konusu çalışmalarının ve uzman görüşlerinin yeniden incelenmesi neticesinde, Uzmanlardan Ahmet Kartal; adayın makalesinde XXX’nin yazarının bilinmediğini, kitapta ise bilinir hale geldiğini, kitabın müstakil bir eserin metin neşri olduğunu kabul etmekte ve adayın bu iki çalışmasının eş zamanlı olarak gerçekleştirildiği iddiasına itiraz etmemektedir. Ancak adayın yazmış olduğu kitapta makalesine atıfta bulunmamasından dolayı etik ihlalinde bulunduğu kanaatine varılmıştır. Uzmanlardan XXX; makale ile kitabı değerlendirerek makaledeki bilgilerin kitapta bir adım ileriye götürüldüğünü ifade etmesine rağmen sonuç olarak adayın makalesine atıf yapmadığı için tekrar yayım etik ihlalini gerçekleştirmiş olduğunu belirttiği, adayın ifadelerinde uzmanların tespitlerinden ve her iki bilimsel çalışmanın yayım tarihlerinden ve daha önceki raporlarımızda sunduğumuz delillerden de anlaşılacağı üzere bu çalışmalar eş zamanlı denilebilecek bir sürede gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle adayın yayımlanmayan makalesini kitapta kaynak gösteremediği düşünülmektedir.

Görüldüğü gibi uzmanlar da bizim gibi adayın makalesindeki bilgilerin kitapta güncellenerek kullanıldığını ve mevcut bilgilerin kitapta daha da genişletildiğini tespit etmişlerdir. Bu sebeplerle uzmanların, adayın tekrar yayın etik ihlalinde bulunduğuna dair görüşlerine katılmadığınızı belirtmek isteriz. Bilirkişiler olarak XXXX dosyasıyla ilgili kanaatlerimizi 26/03/2020, 16/06/2020 ve 02/12/2020 tarihli raporlarımızda gerekçeleriyle ifade etmiştik. Uzman görüşlerini değerlendirdiğimizde de adayın söz konusu iki çalışması hakkındaki kanaatimiz değişmemiştir. Uzmanların aday hakkındaki görüşlerine katılmadığımızı ve adayın Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi’nin 4.maddesinin 1/ç bendinde belirtilen tekrar yayım etik ihlalini gerçekleştirmediği”  kanaatine varıldığı görülmüştür.  

 Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup davalı idare vekili tarafından yapılan itiraz yerinde görülmeyerek bilirkişi raporu Mahkemece hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmuştur.

Bu durumda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile müvekkilin 2018  yılı Nisan Doçentlik Sınavına sunduğu doçentlik başvuru dosyası üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının  çalışmalarının doçentlik için belirtilen kriterlere sahip olduğu, akademik atama ve yükseltmelere ilişkin başvurularda bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin tekrar yayım etik ihlalinde bulunmadığı bilirkişi raporu ile de sabit bulunduğundan, dava konusu edilen işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla Ankara18. İdare Mahkemesince 11/03/2021 tarihinde oybirliğiyle iptal kararı verilmiştir.

Henüz Yorum Yok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×