İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNAN

(DAVALI) :Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı – Bilkent /ANKARA

VEKİLİ :Av. K1

KARŞI TARAF (DAVACI) :F1 Odası

VEKİLİ:Av. K2

İSTEMİN ÖZETİ:Ankara 11. İdare Mahkemesi’nce dava konusu işlemin iptali yönündeverilen 03/12/2019 gün ve E:2019/1332, K:2019/2396 sayılı kararın; davalı idare vekilince, ilgililer hakkında soruşturma başlatılmamasına ilişkin müvekkili İdarenin işleminin usul ve yasalara uygun olup haksız olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ :İstinaf dilekçesine karşı cevap verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava; davacı Oda tarafından, X1 Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. K3’ün ve X1 yetkililerinin birinci derece doğal SİT alanı olan X1 ormanının yol açılması suretiyle yok edilmesine göz yumarak görevlerini kötüye kullandıkları iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine verilen görevsizlik kararının ardından düzenlenen inceleme raporu neticesinde, şikayet edilenler hakkında yapılacak herhangi bir işlem olmadığına ilişkin olarak tesis edilen 14.05.2019 tarih ve 3325 sayılı işlemin iptaliistemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile X1 Rektörlüğü arasında yapılan protokol kapsamında X1’ye ait alandan imar planı değişikliği çerçevesinde yol geçirildiği, fakat X1 Rektörlüğü tarafından plan değişikliğine karşı dava açıldığı ve dava konusu edilen plan değişikliği kapsamında yine Rektörlük tarafından 08.09.2017 tarihli protokolün imzalandığı, yapılan yargılama sonucunda plan değişikliğinin iptaline karar verildiği, öte yandan protokol kapsamında yol genişliğinin 40 metre olarak belirlendiği, fakat gerçekte yol genişliğinin 100-120 metre genişliğinde doğal sit alanının yok olmasına neden olunduğuna ilişkin iddiaların bulunduğu, buna ilişkin herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, diğer bir ifade ile protokol hükümlerine aykırı işlemlerde bulunulduğu yolundaki iddialar irdelenmeyerek, verilen yazılı savunma esas alınarak inceleme raporu hazırlandığı ve bu doğrultuda herhangi bir işlem yapılmamasına karar verildiği, nihayetinde davacı Odanın iddialarına ilişkin olarak davalı idare tarafından inceleme yapılmış olmakla birlikte, söz konusu Odanın iddiaları ile kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alındığında, bu iddialara yönelik olarak 2547 sayılı kanunun 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki işlemlerin başlatılması gerekirken, somut delil ve verilerin bulunmadığından bahisle başlatılmadığı anlaşıldığı, bu durumda; dosyadaki bilgi ve belgelerle yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile yapılan düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacı Oda tarafından X1 Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. K3’ün ve X1 yetkililerinin birinci derece doğal SİT alanı olan X1 ormanının yol açılması suretiyle yok edilmesine göz yumarak görevlerini kötüye kullandıkları iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayet üzerine verilen görevsizlik kararının ardından düzenlenen inceleme raporu neticesinde şikayet edilenler hakkında yapılacak herhangi bir işlem olmadığına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun53. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yükseköğretim kurumlarının disiplin amirlerine, (b) bendinde ise yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanları, memur ve diğer personeline uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş, Ceza soruşturması usulüne ilişkin (c) bendinde ise,

“Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılmasıhâlinde aşağıdaki hükümler uygulanır:

(1) İlk soruşturma:

Yükseköğretim Kurulu Başkanı için, kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır.

Öğretim elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde, bunların, hakkında soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst akademik unvana sahip olmaları şarttır.

(2) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına;

a) Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesi,

b) Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumu rektörleri, rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul,

c) Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul,

d) Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul,

e) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında, mahal itibariyle yetkili il idare kurulu, karar verir…” hükmüne yer verilmiştir.

2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yer alan “ileri sürülen suçlar hakkında” ibaresi 2/12/2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle yapılan değişiklikle “ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde” şeklinde değiştirilmiştir.

2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine 2/12/2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanunun 26. maddesiyle yapılan değişikliğin gerekçesinde“…yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumlan yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kuramların 657 sayılı Kanuna tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada suç işlediklerinin iddia edilmesi halinde, buna ilişkin ihbar veya şikayet başvurusunun somut ve inandırıcı mahiyette bilgi veya belge olmaksızın yapılması halinde veya suçun işlenmediğinin kısa bir inceleme ile açıkça görülebildiği diğer hallerde bir inceleme yapılmasının ardından ceza soruşturması başlatılmamasına karar verilebilmesinin sağlanmasının amaçlandığı” belirtilmiş olup, değişiklik öncesinde, görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada suç işlediklerinin ileri sürülmesi hâlinde, yetkili merciler tarafından soruşturmacı görevlendirilmesi suretiyle ilk soruşturmanın başlatılması, soruşturmacının iddialarının bir rapora bağlaması ve bu raporda dikkate alınarak yetkili kurullar tarafından son soruşturmanın açılıp açılmamasına ilişkin men-i muhakeme veya lüzum-u muhakeme şeklinde bir karar alınması yasal zorunluluk olmakla birlikte, bu değişiklik sonrasında, Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilmesi, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılmasıhâlinde ilk soruşturmanın açılması aşamasına geçilmesi, aksi halde soruşturma açılmamasına karar verilebilmesi imkanı getirilmiştir. Böylece, yetkili makamlar tarafından,suç işlendiğinin iddia edilmesi halinde, buna ilişkin ihbar veya şikayet başvurusunun somut ve inandırıcı mahiyette bilgi veya belge olmaksızın yapılması veya suçun işlenmediğinin kısa bir inceleme ile açıkça görülebildiği diğer hallerde bir inceleme yapılmasının ardından ceza soruşturması başlatılmamasına karar verilebilecektir.

Sonuç olarak, önceden 2547 sayılı Kanun’un 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki personelin bir suç işlediğinin ileri sürülmesi halinde ilgililer hakkında ilk soruşturma açılması öngörülmüşken, söz konusu (c) bendinin birinci fıkrasında 2.12.2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanunun 26. maddesiyle yapılan değişiklikle doğrudan soruşturma yolu saklı tutulmakla birlikte soruşturma açılmadan önce yetkili mercilere ayrıca bir inceleme yapma yetkisi de verilmiştir. Yapılacak inceleme sonucunda, yetkili merci soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar verecek; soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, yine (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen usuller uygulanacaktır.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacı Oda tarafından, 21.09.2017 tarihli dilekçe ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve bazı çalışanları ile X1 Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. K3 ve tespit edilecek diğer şahıslar hakkında, 1. derece sit alanı olan X1 ormanının yol çalışmaları nedeniyle tahribine yol açtıkları iddialarıyla görevi kötüye kullanma suçu kapsamında kamu davası açılması talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi verildiği, adı geçen Başsavcılıkça, X1 Rektörü M. Verşan Kök hakkında 27.04.2018 tarih ve Soruşturma No:2018/86323, K:2018/252 sayılı kararıyla görevsizlik kararı verilerek soruşurma evrakının görevli ve yetkili olan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderildiği, bunun üzerine Yükseköğretim Denetleme Kurulu tarafından konuya ilişkin inceleme yapılmak üzere Yükseköğretim Denetleme Kurulu Üyesinin görevlendirildiği, X1 Rektörlüğü hakkında yapılan inceleme sonucu hazırlanan 25.12.2018 tarih ve 180 sayılı inceleme raporunda X1 Rektörü ve diğer yöneticiler hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığı yönünde görüş ve kanaat beyan edildiği, bu kapsamda şikayet konusuyla ilgili olarak tesis edilen “yapılacak herhangi bir işlem olmadığına ilişkin işlemin” davacı odaya bildirilmesi üzerine, söz konusu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Her ne kadar İdare Mahkemesince, protokol kapsamında yol genişliğinin 40 metre olarak belirlendiği, fakat gerçekte yol genişliğinin 100-120 metre genişliğinde doğal sit alanının yok olmasına neden olunduğuna ilişkin iddiaların bulunduğu ve buna ilişkin herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, davalı idarece yapılan incelemede; bu hususun da incelendiği ve hâlihazırdaki yol inşaatının ve inşaatın hitamında yolun kapsayacağı alanın, Ankara Orman Bölge Müdürlüğü Tesbit Komisyonu tarafından belirlenmiş bulunan 518.334,84 m²’lik alanın dışına tecavüzünün söz konusu olmadığı yönünde tespitlerde bulunduğu görülmektedir.

Uyuşmazlıkta, davacı odanın şikayet dilekçesinde belirttiği hususların idari yargı mercilerinde açılan iptal davalarında incelendiği, mahkemelerce imar planları hakkında iptal kararı verilmesinin işlemi tesis eden idarecilerin suç işlediğine karine oluşturmayacağı, dolayısıyla davalı idarece davacı odanın şikayetiyle ilgili olarak gerekli ve yeterli araştırma ve incelemenin yapılarak X1 Üniversitesi Rektörü hakkında ceza soruşturması açılmasına gerek olmadığı yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne,başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; davanın reddine,aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasına ait toplam 126,90 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasına ait toplam 165,10 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine; artan tebligat avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğindetaraflara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğincediğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere17/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Henüz Yorum Yok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×