Ankara 16. İdare Mahkemesi 13/12/2019 Tarihli ve E:2018/2324, K:2019/2448 Sayılı Kararı

İdare Mahkemesince, 29/11/2019 tarihli ara kararı ile dava konusu doçentlik başvurusunda bulunan olup olmadığının sorulduğu, verilen ara kararı cevabında ise söz konusu kadroya davacıdan başka bir başvurunun olmadığının beyan edildiğinin görüldüğü, öğretim üyesi atamalarında, ilan edilen boş kadroya tek aday olarak başvurulması durumunda da oluşturulacak jüri tarafından adayın ilan edilen kadro için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı ve açık bulunan kadroya atanmasının uygun olup olmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağının açık olduğu, mevzuatla idarelere verilen görevlerin ifasında ve yetkilerin kullanılmasında, idarelerin takdir hakkının bulunduğu, Anayasanın 125. maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca idarenin takdir yetkisini kaldıracak şekilde yargı kararı verilemeyeceği kuşkusuz olduğu, bununla birlikte, idarelerin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, takdir yetkisinin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmak zorunda olduğu, idarenin takdir yetkisine sahip olduğu alanlarda tesis edilen işlemlerle ilgili olarak yapılacak yargısal denetimin de bu çerçevede olacağının da açık olduğu, bu itibarla, davalı idare tarafından, ihtiyaç durumu göz önünde bulundurularak ve takdir yetkisi kullanılarak kadro ilan edilmesi üzerine, bu kadroya başvuran adaylar hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak değerlendirilmeli, bilimsel yönden ve objektif olarak yapılacak değerlendirme sonucuna göre daha liyakatli olan aday kadroya atanması gerektiği, olayda, Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Genel Jeoloji Anabilim dalıiçin 14/06/2018 tarihli gazetede yapılan ilanda ” Yapısal jeoloji, tektonik ve jeomorfoloji konularında çalışmalar yapmış olmak” şartı getirilmiş, başkaca bir ek şart belirlenmediği, dava dosyasında mübrez bilgi ve belgelerden, davacının Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümünden mezun olduğu, aynı üniversitenin Fen Bilimleri Enstitüsü’nden Yüksek Mühendislik Diploması (Jeoloji Mühendisliği), yine Hacettepe Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı’ndan Doktora Diploması aldığı, Mühendislik Temel Alanı ve Yer Bilimleri ve Mühendisliği alanında doçentlik belgesine sahip olduğu ve ilanı yapılmış olan anabilim dalında halen doktor öğretim görevlisi olarak görev yaptığı, ilanda belirtilen konularda çeşitli yayınları, makaleleri ve bildirileri ile çalışmalarının bulunduğu, dolayısıyla ilanda belirtilen şartları taşıdığı görüldüğü, bu itibarla olayda uyuşmazlığın çözümü için idarenin oluşturduğu jüri üyelerinin takdiri değerlendirmelerini içeren raporlar dikkate alındığında, jüri üyelerinin ikisinin olumlu yönde, diğer jüri üyesi tarafından hazırlanan raporun ise davacının zayıf bir aday olarak değerlendirilmesinden ibaret olduğu görülmüş olup; yönetim kurulu kararının da olumsuz görüş doğrultusunda şekillenmiş olduğu, ancak davacının dava konusu kadro için tek bir aday olduğu hususu da dikkate alındığında, idarenin takdir yetkisinin sınırlarının hukuki denetimini sağlamak için kararının temelini oluşturan olumsuz yönetim kurulu kararının hukuken geçerli ve somut tercih gerekçesinin açıklanması, yani davacının atanmaması yönündeki takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmış olduğunun ortaya konulmak ve idarenin devamlılığı esas alınmak suretiyle karar verilmesi gerekmekte iken davacının atanmasına engel somut bir bilgi veya belge ortaya konulmadan, sadece takdir yetkisine dayanılarak atamanın yapılmamasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Henüz Yorum Yok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×