Şuan gazetelerde ve haberlerde  görmeye alışık olduğumuz  ve  FETÖ/PDY Örgüt üyeliğinde 2018 başlarından itibaren delil olarak  kabul edilen,  Yargıtay  16. Ceza dairesinin bu konuyla ilgili vermiş olduğu içtihat sonrası Yerel Mahkemelerce  de Mahkumiyet esas alınan bir delil olarak kabul edilmektedir.

Özellikle Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2018/5526 e. sayılı dosyasında Ankesör ile ilgili verdiği içtihatta 8 kriter belirlenmiştir. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin kararında, ardışık aramaların hangi kriterlere göre, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil sayılacağı şöyle sıralandı:

1- Mahrem imamların büfe/ankesörlü sabit telefon hattı ile hedef şahıslarla görüşmelerinde gizliliği sağlamak için arayacağı kişinin telefon numarasını çeşitli şifreleme metotları kullanarak kaydetmesi,

2- Aramaların tek taraflı ve kısa süreli olması veya sadece çağrıdan ibaret bulunması,

3- Aranan askerlerin genellikle rütbelerinin ve bağlı bulunduğu kuvvetlerin denk olması,

4- Aramanın mesai saatleri dışında yapılması,

5- Sorumlu şahsın, hedeflerin kaybolmasını sağlamak amacıyla askeri personeli aradıktan sonra tedbir amaçlı ilgisiz ve alakasız kişileri de ankesörle araması,

6- Aramanın 15 gün, ayda veya 2 ayda bir kez olmak üzere periyodik olması,

7- Mahrem imamın sorumlusu olduğu asker şahıs veya şahıslarla aynı ilde ikamet etmesi ve aynı ildeki sabit hatlarla iletişim kurması,

8- Aranan asker şahısların hatların takılı bulunduğu cihazların toplantı yerine götürülmemesi veya götürülse bile kapalı tutulması.’

Yargıtay Ankesörle yapılan tüm bu görüşmeler içerisinde 8 kriterin ancak ŞÜPHE oluşturacağını belirtmiştir. Kararın sonuç kısmında tüm bu bulguların , şüpheden uzak kesin kanata ulaştıracak somut olgularla tespit edilmesini aramıştır.

Ankara 16. Ağır Ceza mahkemesinin 2018/180 e. sayılı dosyasında , TSK’ da Albay olarak görev yapan müvekkilin  Ankesörlü sabit hattan 18 aranması  dolayısıyla açılan davada  yaptığımız savunmada  Sözkonusu aramaların bir mahrem imam tarafından yapıldığını gösterir somut her türlü şüpheden uzak kesinlik olmadığı aramaların ağırlıklı müvekkilin eşi ve kızının okul ve dershanesi çevresinde yapıldığı ortada bir şüphenin olduğu ve savcılığın bunun aksini gösterir Somut delil ve emare koyamadığından bahisle  Mahkeme aramaların  Mahrem İmam tarafından yapıldığına kesin kanaat getiremediğini  şüphe olduğu ve şüpheden de sanığın yararlanmasını gözeterek  CMK 223/2-e gereği beraat kararı vermiştir.

Alınan karar ;(https://www.memurlar.net/haber/841465/ankesorlu-aramada-beraat-karari.html )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir