Dava, Hakkari 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Dosya-Karar No: 2019/201 Esas – 2020/136 Karar sayılı dosyasında görülmüştür.

İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:

“Sanığın TSK bünyesinde asker olarak görev yaptığı sürede FETÖ/PDY terör örgünün kendileriyle irtibatta olan asker şahısları örgütsel faaliyet çerçevesinde gruplar halinde ardışık olarak aradıkları, dosyamız sanığının da aynı şekilde terör örgütü tarafından gruba dahil edilip ardışık arandığı HTS kayıtlarında sabit olduğu yine sanık ile aynı grupta aranan kişiler hakkında FETÖ/PDY terör örgütü T.C. HAKKARİ 3. AĞIR CEZA MAHKEMESİ Dosya-Karar No: 2019/201 Esas – 2020/136 2/7 ile yoğun düzeyde irtibatta olduğu tüm bu hususta sanık FETÖ/PDY terör örgütü üye olduğu anlaşıldığından sanığın TCK’nın 314/2, 58/9, 53 63 ve TMK 5 maddeleri kapsamında cezalandırılması kamu adına talep olunur.” Şeklinde mütalaada bulunmuştur.

OLAY, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, TARTIŞILMASI VE HUKUKİ KABUL:

Somut dosyamıza bu açıklamalar ışığında bakıldığında; sanığa toplamda Hatay ilinden 6 ardışık aramanın ve 59 tekil aramanın isnat edildiği görülmektedir. Sanık Uzman Jandarma olarak Silahlı Kuvvetlerde görev yapmıştır. Sanığa isnat edilen ardışık aramaların Yargıtay kararlarında belirtilen kriterler çerçevesinde irdelenmesi gerekmektedir.

Toplam 6 ardışık aramada sanıkla birlikte ardışık olarak aranan asker şahısların rütbesine bakıldığında; XXX, XXX, XXX ve XXX ‘in sanıkla aynı rütbede olmayıp Astsubay oldukları, aynı şekilde aramaların mesai saati içerisinde olup olmadıklarına bakıldığında 27/08/2012 tarihli aramanın mesai saatleri içerisinde olduğu, aramaların süresine bakıldığında 06/02/2014 tarihli aramanın toplam 5 asker şahsın ard arda aranarak yapıldığı ve arama süresinin Yargıtay kriterlerinde belirtilenden uzun olduğu, ayrıca söz konusu 5 kişinin de tamamen aynı rütbede olmadığı, 20/12/2012 tarihli aramada ise yine 2-3 kişilik hücre sisteminin aksine toplamda 9 asker şahsın arandığı ve bunların da tamamen aynı rütbede olmadığı, yine bu aramada telefonu açan kişilerden XXX ‘ün 134 saniye konuştuğu, sanığın kendisi gibi Uzman Jandarma olan kişiyle ardışık arama sayısının toplamda 3 olduğu, bu aramalardan 27/08/2012 tarihli aramanın daha önce de belirtildiği üzere mesai saatleri içerisinde olduğu ve kriteri taşımadığı, 13/10/2012 tarihli aramada konuşma süresinin uzun olduğu, sadece 10/11/2013 tarihli aramanın ardışık arama kriterlerini taşıdığı, sonuç olarak sanığın sadece Yargıtay kriterlerine uygun 1 ardışık aramasının olduğu, sanığın görev yaptığı Erzurum ve İstanbul illerinde ardışık arama kaydına rastlanmadığı, örgüte mensup asker şahısların görev yerlerinin değişmesi durumunda devir işlemine tabi tutulduğu ve mahrem imamların askerleri başka bir mahrem imama devrettiği hususunun bilindiği, sanığın özellikle Hatay ilinden sonra görev yaptığı İstanbul ilinde ardışık aramanın olmamasının isnat edilen aramaların örgütsel aramalar olmama ihtimalini kuvvetlendirdiği, ayrıca sanığa isnat edilen tekil aramalara bakıldığında bunların bir çoğunun 0 saniye olduğu ve sanığın telefonu açtığı aramaların da süresinin kısa olmadığı, 0 saniye olan aramaların cevapsız çağrı olarak nitelendirilemediği, zira 0 saniye olan aramalar arasında bir periyodik sürenin olmadığının görüldüğü, sanık hakkında mahrem imamların organize ettiği sohbet adı altındaki toplantılara katıldığına dair bir tanık beyanının da dosyaya yansımadığı, sanıkla birlikte ardışık olarak aranan asker şahısların sanıkla birlikte toplantıya katıldıklarına ilişkin bir beyanda bulunmadıklarının görüldüğü, bu durumda sanığın diğer asker şahıslarla hücre içerisinden olup olmadığının net bir şekilde anlaşılamadığı, ihtimal üzerine sanığın mahkumiyetine karar verilemeyeceği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin somut dosyamız bakımından uygulanma alanı bulması gerektiği, sanığın savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, tüm bu açıklamalar ışığında sanığın örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız sabit hatlardan mahrem imam tarafından arandığının her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilemediği ve bu hususta tam bir vicdani kanaate ulaşılamadığından sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye olma suçundan CMK m.223/2-e bendi gereğince aşağıdaki şekilde beraat kararı vermek gerekmiştir.

KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Her ne kadar; sanık hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan eylemine uyan Türk Ceza Kanunu 314/2, Terörle Mücadele Kanunu 5/1, Türk Ceza Kanunu 53, 58/9 ve 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden atılı suçtan 5271 sayılı Cmk’nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATINA,

Karar verilmiştir.

Henüz Yorum Yok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×