T.C.
İSTANBUL
14. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/
KARAR NO : 2020/

DAVACI : 
VEKİLİ : Av. Abdullah Enes BALTACI

DAVALI : İstanbul Valiliği – Fatih / İSTANBUL
VEKİLLERİ : Av. Ahmet ÖZTEN, Av. Derya MIZIKCI – Aynı yerde.

DAVANIN ÖZETİ : İstanbul ili, ……….Komutanlığı’nda Astsubay olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında başlatılan soruşturma sonucu 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8/4(b-6) maddesi uyarınca 6 Ay Kısa Süreli Durdurma Cezası ile tecziyesine ve aynı maddenin 7’nci fıkrası gereğince ”brüt aylığının 1/4′ nün kesilmesi” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Jandarma Disiplin Kurulu’nun 09/07/2019 gün ve 2019/46 sayılı kararının; haksız ve hukuka aykırı olduğu, zira eyleminin disiplin hukukunu ilgilendiren bir yönünün bulunmadığı, işlem tesis edilirken takdir yetkisinin kanunda belirtilen sınırlar dahilinde kullanılmadığı, disiplin cezasına konu fiilleri nedeniyle hakkında yapılan ceza soruşturmasında takipsizlik kararı verildiği, eyleminin işlendiğine dair somut delillerin varlığının tam olarak araştırılmadığı, doğruluğu kesinlik kazanmayan bir mesaj içeriği gerekçe gösterilerek disiplin cezası verildiği iddialarıyla iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Davacının ifadesi ile son savunmasının çelişkili olduğu, CİMER başvurusu ekindeki tehdit içerikli mesajlardan, kendi ifadesinden ve şikayetçi vatandaş ile yapılan telefon görüşmesi neticesinde düzenlenen telefon görüşme tutanağından şikayetçinin tehdit edildiği sonucuna varıldığı, ceza soruşturmasından beraat edilmesinin disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmediği, dava konusu işlemin usule ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul 14. İdare Mahkemesince, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
7068 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ‘un 8/4-b-6 maddesinde; “Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” 6 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, aynı maddenin 7’nci fıkrasında ise, “Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında, terfileri 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu hükümlerine tabi olan personelin;
a) Kısa süreli durdurma cezası verilmesini gerektiren hallerde brüt aylıklarının 1/5’i ila 1/4’ü
b) Uzun süreli durdurma cezası verilmesini gerektiren hallerde brüt aylıklarının 1/3’ü ila 1/2’si, kesilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul ili, Alemdağ Jandarma Komando Tabur Komutanlığı’nda Astsubay olarak görev yapan davacı hakkında, B.Ö. adıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine (CİMER) hitaben yapılan 26/10/2018 tarihli 1802077757 sayılı başvuru ile ilgili yazı gönderildiği, bu kapsamda bahse konu CİMER başvurusunun incelenmesi ve araştırılması maksadıyla aşağıda isimleri yazılı personel 22/12/2018 tarihinden itibaren idari tahkikat heyeti olarak görevlendirildiği, işbu yazı ile görevlendirme emri yazılı hale getirildiği, idari tahkikat heyeti tarafından, CİMER başvurusunda bahsedilen konu detaylı bir şekilde araştırılarak tahkikat dosyası tanzim edilmesi içeriğine yer verilerek İstanbul Havalimanı Jandarma Koruma Tabur Komutanlığının 27/12/2018 gün ve 1580-79/Per sayılı ve heyet görevlendirmesi konulu yazılı emri ile başlatılan disiplin soruşturması neticesinde muhakkik tarafından, davacının şikayet konu Facebook mesajları ile işlediği iddia edilen fiiilinin 7068 sayılı Kanun’un 8/4-b-6 maddesinde yer alan; “Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” disiplin suçu kapsamında olduğundan altı ay kısa süreli durdurma ile aynı maddenin 7’nci fıkrasının ”Kısa süreli durdurma cezası verilmesini gerektiren hallerde brüt aylıklarının 1/5’i ila 1/4’ü” kesilir hükmü uyarınca cezalandırılmasının teklif edildiği, getirilen teklif doğrultusunda İstanbul Valiliği İl Jandarma Disiplin Kurulu’nun 09/07/2019 gün ve 2019/46 sayılı kararıyla 6 Ay Kısa Süreli Durdurma Cezası ile ”brüt aylığının 1/4′ nün kesilmesi” cezasıyla tecziye edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Buna göre, disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması da isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir. Kişi/kişiler hakkında soruşturma emri verilmesi, bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda bir rapor hazırlanması ve bu raporda; olayın değerlendirilmesi soruşturmacının kanaat ve teklifini belirtmesi ve raporun ilgili makama sunulması, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olmasının, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek sanığın savunmasının alınması gerekliliği disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de gereğidir.

Bakılan olayda, B.Ö. adıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine (CİMER) hitaben yapılan 26/10/2018 tarihli 1802077757 sayılı başvuru ile ilgili olarak verilen ve davacının isminin ve isnat edilen fiilinin açıkça yer almadığı 27/12/2018 gün ve 1580-79/Per sayılı ve heyet görevlendirmesi konulu yazılı emri üzerine görevlendirilen muhakkikler tarafından herhangi bir ek olur da alınmaksızın düzenlenen soruşturma raporu dayanak alınarak dava konusu disiplin cezasının verildiği görülmektedir.

Bu durumda, davacının ismi ve/veya fiilinin açıkça belirtildiği soruşturma oluru veya ek olur alınmaksızın yapılan soruşturma neticesinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, işbu kararın, davacı tarafından disiplin cezasına konu fiilin işlenilmediğine ilişkin olmadığı, kararımız uyarınca idarece usulüne uygun bir şekilde yeniden soruşturma başlatılarak fiilin sübuta ermesi halinde disiplin cezası verilebileceği kuşkusuzdur.

Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline; aşağıda ayrıntısı gösterilen 235,75-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.700,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta ücretinden artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere üzere, 27/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar akabinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi kararı müvekkil lehine onamıştır.

Henüz Yorum Yok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×