22 Ekim 2018 tarihli ve Denklik Çalıştayının Tahlili : YÖK’ün Denklik Çalıştayında Gözden Kaçanlar adlı makalemizde ( http://akademikhukuk.org/calistayin-tahlili/ ) ;

“…YÖK’ün üst düzey yürütücülerinin yapmış olduğu konuşmalar ve Yönetmelik düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde; “Alt Komisyon” ların yeni yapılacak düzenlemelerde bulunmayacağı, bunların yerine “Bilim Alanı Danışma Komisyonu” adında komisyonların kurulacağı, “önemli farklılık” konusunun bu komisyonlarca araştırılacağı ve dolayısı ile raporları bunların yazacağı, bu komisyonların yukarıda bahsedildiği üzere yönergelerinin olacağı anlamları çıkmaktadır. Normlar hiyerarşisine göre üst normda düzenlenen bir konu alt norm ile kaldırılamayacağından ve sadece yönerge ile, yönetmelikte bulunan “Alt Komisyon”lar çıkarılamayacağından yönetmelikte de değişiklikler yapılarak “Bilim Alanı Danışma Komisyonu” nun yönetmelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Sonuç olarak Alt Komisyonlar yerine Bilim Alanı Danışma Komisyonu gelecek, bunların yönergeleri olacak ve hukuka uygun olması içinde yönetmelikte değişikliğe gidilecektir.” Şeklinde ifade edilmişti.

5 Aralık 2017 tarihinde ise bahsi geçen çalıştaydan yaptığımız çıkarımlar doğrultusunda yeni yönetmelik çıkarılmıştır. Yeni yönetmelikte söz konusu komisyonların kurulduğu ve bu komisyonların çalışmaları da esas-usul ile belirlendiği hususları resmi gazetede yayımlanmıştır. 05.12.2017 tarihli Denklik Yönetmeliğinin 3. Maddesinde “ç) Bilim Alanı Danışma Komisyonu: Tanıma ve denklik başvurularının incelenmesi sürecinde çeşitli mezuniyet alanlarına ilişkin olarak gerektiğinde görüş almak amacıyla kurulan, çalışma usul ve esasları kendi yönergesinde belirlenen ve çeşitli üniversiteler bünyesinde çalışmakta olan alanında uzman öğretim üyelerinden oluşan komisyonu,” şekliyle yer almıştır.

Açılan davalar ile takip edilen denklik süreçlerinden edinilen bilgilere göre YÖK’ün denklikle ilgili kararları almada önemli farklılık kriterini ortaya koyduğu alt komisyonların raporu Bilim alanı Danışma Komisyonu raporuna dönüştürülmüştür. Ancak bir fark vardır. Bu komisyonlar kendi yönergelerine binaen rapor hazırlamaktadır. Yani YÖK denklik dosyalarının incelenmesinde objektif kriterler belirlemiştir. Örnek olarak Sağlık Alanları Denklik İşlemleri Yönergesi, Mühendislik, Hukuk vs. Alanı/Alanları Denklik İşlemleri Yönergesi. Ancak bu objektif kriterleri haiz yönergeler herhangi bir yerde yayımlanmamasına rağmen dava dosyalarında, alınan kararların dayanağının bu yönergeler olduğundan bahsedilmektedir.

Hal böyle iken YÖK sadece yönetmelikte ismi geçen yönergeye binaen kapalı kapılar ardında kendi iç işleyişi için oluşturduğu yönerge maddelerine dayanarak işlem yapmaktadır. Her ne kadar objektif bir düzenleme olsa da normlar hiyerarşisindeki yeri belirlenmeden, yönetmelik ve milletlerarası mevzuata uygun olup olmadığı gerekçelendirilmeden işlemler yapılmaya devam etmektedir. Söz konusu yönergenin ne zaman, nerede yayımlandığı, dayanağının hangi mevzuat olduğu belirli değildir.

Sonuç olarak;

  • Resmi gazetede yayımlanmamış, kamuoyuna açıklanmamış, kendi iç işleyişi için hazırlanmış bir düzenleme ile işlem yapıldığından alınan kararlar idari işlemin belirliliği ve idarenin kanuniliği ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir.
  • Usul-esas olarak ihdas edilen bu düzenlemenin Anayasa’nın en üstte bulunduğu normlar hiyerarşisinde hangi kademe de yer aldığı, hangi düzenlemelere aykırı olamayacağı hususları üzerine hiç düşünülmeden üst normları ihlal edici-özellikle yönetmeliğe aykırı- kararların alınması yine normlar hiyerarşisi prensibini en basit haliyle ihlal etmektedir.
  • Nihayet hem değerlendirme açısından hem de tavsiye anlamında Bilim Alanı Danışma Komisyonları ve Tanıma ve Denklik Komisyonu içerisinde yer alan akademisyenler ile denklik başvuru sahibinin alanlarının karşılaştırılması ve başvuru sahibinin alanında bir üye olmaması halinde hazırlanan raporun objektif, tarafsız ve nesnel olmadığının ileri sürülmesi önem arzetmektedir. Zira YÖK’ün başlıca savunması olan dosyaların “alanında tarafsız ve bağımsız akademisyenlerce inceleniyor” hususu bu bakımdan işlevsiz kalacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir