DAVANIN ÖZETİ   : XXX Üniversitesinde görev yapan davacı tarafından, Nisan 2018 döneminde “İlahiyat” temel alanı “Felsefe ve Din Bilimleri” bilim alanında yapılan doçentlik başvurusunun, İlahiyat temel alanı için öngörülen 61 No’lu koşulda aranılan başvuru şartlarını taşımadığından bahisle doçentlik başvurusunun iptal edilmesine ilişkin 22.02.2019 tarihli ve E.2140 sayılı işlemle bildirilen Doçentlik Sınav Komisyonu kararının; hukuka aykırı olduğu, doçentlik başvurusunda bulunduğu alan ile yayınlarının örtüştüğü, jüri üyelerince yapılan değerlendirmenin objektif ve değerlendirilebilir olması için sadece eserlerin başvurulan doçentlik bilim dalı ile ilgili olup olmadığının karara bağlanması gerektiği, jüri üyesinin de yayımladığı eserlerinin alanına ait olmadığı noktasında kesin bir yargıya varılmadığı, doçentlik başvurusu üzerine atanan yedek jüri üyesinin değerlendirmelerinin dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğu, doçentlik başvurusunun iptali üzerine yaptığı itirazın münferiden incelenmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

GEREKÇE         : “İlahiyat Temel Alanı” altında “Felsefe ve Din Bilimleri Bilim Alanında” “doçentlik unvanı alabilmek” için adı geçen bilim dalları içerisinde belirtilen “anahtar kelimeler” aracılığıyla sınırlandırmaya gidilmesinin zorunluluk arz ettiği, zira Felsefe ve Din Bilimleri altında yer alan anabilim ya da bilim dallarının birçoğu kendi içinde çalışma alanları ve yöntem bakımından özelleştiği, bu nedenle Üniversitelerarası Kurıl’un doçentlik başvuru belgesinden de anlaşılacağı üzere en çok üç (3) anahtar kelime seçmek suretiyle alanda sınırlandırmaya gidilmesinin sağlandığı, doçent adayı XXX’ün, “60202 Din Felsefesi ve 60206 Felsefe Tarihi Anahtar Kelimeleri” ile bilimsel çalışmalarının değerlendirilmesinde önceliklerini ve sınırlarını beyan ettiği, din felsefesinin, felsefe tarihi gibi genel felsefenin içinde ya da altında yer aldığı, “Felsefe Din Bilimleri” içerisinde gerek “felsefe tarihi” gerekse “din felsefesi”nin alan ve incelenen sorunlar itibariyle özelleşmiş göründüğü, elbette bu özelleşme alanların birbirinden tamamen kopuk oldukları anlamına gelmediği, zira felsefe olmaları itibariyle bu iki alanın yöneldiği konular ile sorunların iç içe geçtiği, aradaki tek farkın din felsefesinde araştırma konusu “din ve dini ilgilendiren bazı sorunlar” ile sınırlandırılırken, felsefe tarihinde “din sorunu özelinde” bir sınırlandırmaya gidilmeyerek meselelere daha geniş bir zeminde yaklaşıldığı, doçent adayı XXX’ün çalışmalarının ağırlıklı olarak felsefe tarihi ile din felsefesinin harmanlanmasından oluşmuştuğu, bu nedenle onun bu tarz eserlerinin daha çok “felsefe tarihi” içinde değerlendirilebileceği, ama bu değerlendirme bu tarz bir çalışmaların “din felsefesi” ile ilgisinin olmadığı anlamına gelmediği, esasen bu tarz çalışmaların din felsefesine mi yoksa felsefe tarihine mi dahil etmek gerektiğinin tartışmalı olduğu, adayın, din felsefesi ile felsefe tarihini harmanlama yaklaşımını bütün çalışmalarına yansıtmadığı, öyle ki, din felsefesi ve felsefe tarihi özelinde de müstakil çalışmalar yaptığı, bu çalışmaların Türkiye’deki akademik seviye dikkate alındığında nitelik açısından yeterli olduğu, nicelik olarak ise 2018 Doçentlik başvurusu yönetmelik ölçütlerine uygun olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği” görülmektedir.

08/04/2021 tarihinde oy birliğiyle  karar verildi.

Henüz Yorum Yok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×