Doçentlik unvanını aldıktan sonra hakkında yapılan bir ihbar üzerine çalışmalarından birinde intihal iddiası gündeme gelen öğretim üyesi müvekkilin savunması tarafımızca yapılmıştır. Üniversitelerarası Kurul Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Güzel Sanatlar Etik Komisyonu söz konusu intihal iddiası kapsamında savunma istemiştir. İddia müvekkilin eseri ile yabancı bir yazarın eserinin sonuçlarının benzer olmasından kaynaklanmaktadır.

                   Bu çerçevede öncelikle hukuk mantalitesi açısından usule ilişkin savunma yapılmıştır. İntihal konusunda zamanaşımı ise eserin yayımlandığı tarihte başlamakta olup, eser akademik terfilerde kullanıldığında zamanaşımı tekrar başlamaktadır. Ancak etik kurulların bünyesinde bulunduğu kurum, etik yönerge ve 2547 sayılı kanundaki konuya ilişkin hükümler değiştiğinden o tarihlerdeki mevzuatın uygulanması gerektiği ve söz konusu fiil ile disiplin hükümlerinin uygulanması sonucunda ileride vuku bulması olası disiplin cezasının zamanaşımının geçtiği hususları üzerinde önemle durulmuştur.

            Esasa ilişkin savunmada ise aynı konunun aynı metodla incelenip benzer sonuçlara ulaşılması gayet doğal olduğu, intihalde eser sahibinin haklarının korunması amaçlandığından genel ve herkesçe kullanılan ifadeler korunma altında olmadığı ve kaynakça ile ilgili durumlarda müvekkilin bir kastının bulunmadığı ve yayınevinden kaynaklandığı hususları ileri sürülmüştür.

            Sonuç olarak Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Güzel Sanatlar Etik Kurulunca söz konusu iddialar ve savunmamız kapsamında yapılan inceleme sonucu “Etik İhlal Yapılmadığına” dair karar çıkmıştır. Bu ve buna benzer kararlar ile bahsi geçen konularda etik kurulun nasıl bir inceleme yaptığı, hangi konular üzerinde durduğu ve sürecin nasıl işlediği hususları açığa kavuşmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir