Evlilik nedeniyle işten ayrılan kadın işçi kıdem tazminatı alabilir.

Hukukumuzda evlenen kadınların iş sözleşmelerini feshedilmelerine imkân tanınmış ve bu işçilerin kıdem tazminatı alabilmelerinin önü açılarak, kadın işçiler feshin kötü sonuçlarına karşı korumaya alınmışlardır.

Kadın işçilere yönelik çalışma hayatında özel düzenlemelere rastlamak mümkündür. Bunlar 4857 sayılı İş Kanunu m.72’de düzenlenen çalışma yasakları, m.74’te belirtilen analık izni, süt izni gibi durumlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Kadın işçiler için iş ilişkisinin devamını kolaylaştırıcı bu gibi düzenlemelere rastlanabildiği gibi, iş ilişkisinin sona ermesine yönelik kolaylıklar da bulunmaktadır. Bunların en önemlisi kadın işçilerin evlilik nedeniyle iş sözleşmelerini sona erdirebilme hakları ve bu haklarına istinaden kıdem tazminatı alabilmeleridir.

Kıdem tazminatı konusu 1475 sayılı yürürlükten kaldırılan İş Kanunu’nda düzenlenmiştir. İlgili düzenleme incelendiğinde; “….kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi…” halinde kıdem tazminatına hak kazanacağı belirtilmiştir.Kanunda kadın işçilere evlilik nedeniyle iş sözleşmelerini feshedilme hakkı tanınırken, tek bir kısıtlama getirilmiştir. Bu kısıtlama süre olarak karşımıza çıkmaktadır. Evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini sona erdirmek gerekmektedir. Kanunun emredici hükmü uyarınca kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bu hakkını bir yıl içinde kullanması gerekmektedir. Evlenme tarihinin üzerinden bir yıllık süre geçtikten sonra kadın işçi kanunun vermiş olduğu bu yetkiden dolayı iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdiremeyecektir. Sözleşmeyi sona erdirebilmesi için diğer nedenlerin olup olmadığını irdelemek gerekecektir. Oysa evlilik nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak sona erdirmek isteyen kadın işçi için başka herhangi bir şartın ortaya çıkması gerekmemektedir. Kısacası evlilik, başlı başına kadın işçi için iş sözleşmesini sona erdirirken haklı bir neden olarak görülmektedir.

Fesih hakkının kullanılabilmesi için resmi nikah gerekmektedir.

Kadın işçilerin bu hakkını kullanabilmesi için evliliğin yasal olarak gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Resmi şekilde gerçekleştirilmeyen veya şekil ve usul şartları yerine getirilmemiş bir evlilik resmi evlilik olarak değerlendirilemeyeceği için, İş Kanununda yasal güvence altına alınmış olan kadın işçinin evlilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirebilme imkânı bulunmayacaktır. Bir başka deyişle, resmi nikahın kıyıldığı andan itibaren 1 yıl içerisinde kadın işçiler iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip kıdem tazminatına hak kazanabilecektir.

Evlilik nedeniyle işten ayrılan işçi başka bir işe girebilir mi?

Kadın işçinin evlilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirmesinden sonra başka bir işte çalışıp, çalışamayacağı, çalışabilecekse aynı türden iş yapıp yapamayacağı ve ne kadar süre beklemesi gerektiği gibi konularda da kanunda bir sınırlama bulunmamaktadır. Anayasaya göre; “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir…” dolayısı ile anayasaya göre herkese çalışma ve sözleşme hürriyeti tanınmıştır. Buradan hareketle evlilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdiren bir kadının, çalışma hürriyetinin sona erdiği düşünülemez. Bu hakkını kullanan kadın çalışan başka bir işte çalışma ya da farklı türden bir iş sözleşmesi ile çalışma ihtiyacı duymuş olabilir. Tam süreli iş sözleşmesi ile çalışan bir kadının, evlendikten sonra kısmi süreli çalışma isteği doğmuş ya da evlilik nedeniyle yaşadığı, çalıştığı şehirden başka bir yere yerleşme durumu ortaya çıkmış olabilir. Dolayısı ile evlenen kadın işçiden ne pahasına olursa olsun işine devam etmesini beklemek hayatın olağan akışına uygun bir davranış olmayacaktır. Evlilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdiren kadının da bir daha hiç çalışma niyetinde olmadığını düşünmekte hakkaniyetli bir çözüm olmayacaktır.

Bu konuda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 20.05.2014 tarih 2012/10999 Esas 2014/16076 Karar sayılı içtihadında“…Kadın işçinin evlilik nedenine bağlı feshinin ardından kısa bir süre sonra yeniden çalışmasının gerekleri ortaya çıkmış olabilir.Hatta kadın işçi evlilik nedenine dayalı feshin ardından ara vermeksizin başka bir işyerinde çalışmaya başlayabilir ve bu durum evliliğin kadına yüklediği görevlerin yerine getirilmesi noktasında daha olumlu sonuçlar doğurabilir….”denilmiştir.

Fesih bildirimi nasıl yapılmalıdır?

Kadın işçilerin evlilik nedeniyle iş sözleşmelerini feshederken hak kaybına uğramamaları için mümkün olduğunca fesih bildirimlerini yazılı veya resmi yoldan yapmaları daha yerinde olacaktır. Hatta iş sözleşmesinin feshi için gerekçe olarak evlendiklerini de belirtmeleri, bununla ilgili evlenme cüzdanı, vukuatlı nüfus kayıt örneği gibi belgelerin fotokopisinin işverene iletilmesi ispat açısından son derece yararlı görülmelidir. Ancak Yargıtay; kadın işçinin evlilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirirken, işverene evlilik nedeniyle istifa ediyorum diye belirtilmese bile, istifanın evlilik tarihinden bir yıl içinde gerçekleşmiş olması halinde, kadın işçinin evlilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirmiş olacağını kabul etmektedir.

İhbar süresi uygulanır mı?

Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde kadın işçi, iş sözleşmesini feshederken işverene sadece sözleşmeyi feshetme iradesini bildirecek ancak kanunda belirtilen bildirim sürelerini beklemeyecektir. Yani kadının işçinin derhal fesih hakkı bulunmaktadır. İş Kanunu m.17’de belirtilen bildirim sürelerine uyulmasına gerek yoktur.

#

Henüz Yorum Yok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

×