İşveren ile işçi arasında kurulan iş sözleşmesi, taraflara bir takım hak ve yükümlülükler yüklemektedir. İş sözleşmesi kurulurken her ne kadar öngörülmemiş olsa bile işveren ya da işçi için iş sözleşmesi devam ettirilmesi imkansız yahut çekilemez hale gelebilir. İş Kanunu, iş sözleşmesinin nasıl sonlandırılabileceğini, iş sözleşmesini sonlandırılan işçi ya da işverenin hangi durumlarda haklı sayılabileceğini belirlemiştir. Bu durumlarda işçi ve işverenlerin nasıl bir yol izlemesi gerektiği de İş Kanununda belirtilmiştir. Yazımızın konusu haksız olarak işverence sözleşmesi feshedilen bir işçinin, işe geri dönüşü için izlemesi gereken yollar ve yapması gereken işlemlerdir. İş kanununda getirilen kurallar ve bunun dışında bazı özel hallere ilişkin açıklamalar yazımızın içeriğinde yerini almaktadır.

İşe İade Davası Nedir?

Kısaca işe iade davası; İşveren tarafından iş akdi feshedilen ancak bu feshin geçersiz ve haksız olduğunu iddia eden işçinin kendisine tanınan iş güvencesinden faydalanarak işe geri dönmeyi talep ettiği davadır. İşe iade davası yalnızca sözleşmesi haksız bir nedenle sona erdirilen “işçi” tarafından açılabilecektir.

İşe İade Hükümlerimden Faydalanabilmek İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?

1) İşçinin İş Kanunu’na Tabi Olması Gerekmektedir

İşe iade ile ilgili hükümlerin İş Kanununda yer alması nedeniyle İş kanununa tabi işçiler bu hükümlerden faydalanabilmektedirler. Bu nedenle bu kanun dışında sayılan işçiler bu hükümlerden faydalanamayacaktır.

2) İş Sözleşmesi Süresiz Olmalıdır

Yapılan işin mahiyeti ve niteliğine göre iş sözleşmesi süreli veya süresiz olarak yapılabilmektedir. Süreli iş sözleşmesi ile çalışan bir işçinin çalışacağı süre belli olduğundan ve bu süre öncesinde sözleşmenin işverence feshedilememesinden dolayı bu işçilere işe iade hükümlerinden faydalanma hakkı tanınmamıştır. Ancak niteliği gereği çalışma süresi belirli olmayan işçilerin ne kadar çalışacağı bilinmediğinden ve herhangi bir güvenceleri olmadığından bu işçilere iş güvencesi ve işe iade hükümleri uygulanabileceği İş Kanununca kurala bağlanmıştır.

Bunun yanında mevsimlik işçiler için açıklama yapmak gerekirse; yaptıkları iş eğer belirsiz süreli ise bunlar da işe iade hükümlerinden faydalanabileceklerdir. Aksi halde faydalanabilmesi mümkün olmayacaktır.

3) İş Sözleşmesi İşveren Tarafından Feshedilmelidir

İşe iade davası işveren tarafından feshedilen iş sözleşmeleri açısından getirilen bir korumadır. Dolayısıyla işveren tarafından feshedilmeyen sözleşmeler açısından işe iade davası yolu açık bulunmamaktadır.

4) İşçinin En Az 6 Aylık Kıdemi Olmalıdır

İş kanunu md. 18 de belirtildiği üzere iş sözleşmesi feshedilen işçinin en az 6 aylık kıdeminin olması gerekmektedir. Bu düzenlemeden çıkarılacağı üzere 6 aylık kıdemi bulunmayan bir işçin iş sözleşmesi feshedilse dahi işe iade davası yoluna gidilemeyecektir.

Söz konusu süreler İş Kanunu md. 66 da belirtilen hükümler gereğince tespit edilecektir. Ayrıca Kıdem hesabında hesaplanacak süreler aynı işyerinde yapılan çalışmalar değil aynı işverenin farklı işyerlerinde çalışılan süreler de eklenmek suretiyle tespit edilecektir.

5) İşyerinde En Az 30 İşçi Çalışıyor Olmalıdır

İşe iade davalarında önemli hususlardan birisi de işverenin en az 30 işçi çalıştırması koşuludur. 30 işçiden daha az işçinin çalıştırıldığı bir iş yerinde çalışan işçi diğer koşullar oluşsa dahi işe iade davasını açamayacaktır.

Bununla ilgili oluşan farklı hususlar bulunmaktadır. Şöyle ki; işverenin farklı iş kolunda çalıştırdığı işçiler bu sayıya dahil değildir. İşverenin aynı iş kolunda birden fazla iş yeri varsa bu durumda burada çalışan toplam işçi sayısı dikkate alınacaktır. Bunun yanında aynı işyerinde çalışan belirli, belirsiz, kısmi süreli vs. tüm işçiler bu sayıya dahil edilecektir.

6) İşveren Vekili Olmamalıdır

İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında işe iade hükümleri uygulanamamaktadır.

İş kanunu md. 2 de “İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur. Bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.” Denilmektedir. Görüleceği üzere işyeri yönetiminden sorumlu olduğu anlaşılan işveren vekillerine de işe iade davası yolu açık bulunmamaktadır.

FESİH BİLDİRİMİ VE ŞEKLİ NASIL OLMALIDIR?

İş Kanunu 19. Maddesinin 1. fıkrasına göre “İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.

Buna göre fesih bildirimi işçiye yazılı olarak, sebebini de içerecek şekilde yapılmalıdır. Ayrıca savunması alınmadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle sözleşmesi feshedilemeyecektir.

ARABULUCULUĞA BAŞVURMA ZORUNLULUĞU NEDİR? SÜRELERİ NELERDİR?

İş Kanunu 20. Maddesinin 1. fıkrasına göre “İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.

Kanun hükümlerinden anlaşılacağı üzere 2017 tarihinde tapılan değişiklik neticesinde arabulucuya başvurma zorunluluğu getirilmiştir. Dolayısıyla işçi, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Ancak  işveren ile anlaşma sağlanamaz ise 2 hafta içerisinde işe iade davası açılabilecektir.

DAVA AÇMA SÜRESİ NEDİR?

İş Kanunu 20. Maddesinin 1. fıkrasına göre, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekmektedir.  Bu süre içinde işçi dava açmadığı takdirde işe iade edilme hakkını hiçbir şekilde mahkeme önünde savunamayacaktır. Ayrıca dava açma süresi hak düşürücü süre olduğundan hakim tarafından re’sen dikkate alınacaktır.

İŞE İADE DAVASINDA NELER TALEP EDİLEBİLİR?

İşe iade davası iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ve işe iade kararı verilmesi talebiyle açılacaktır. Ayrıca mahkeme kararının kesinleşeceği tarihe kadar işçinin boş geçirdiği zaman aralığı için en fazla 4 aya kadar olan ücreti tutarında tazminat isteminde bulunulacaktır. İşe iade kararı verildikten sonra işe başlatmama halinde ise 8 aya kadar olan ücret tutarında bir tazminat da talep edilebilecektir.

İş hukuku ve diğer alanlarda hukuki yardım almak isterseniz büromuz ile iletişime geçebilirsiniz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir