Müvekkilimiz hakkında Üniversitelerarası Kurul Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun 14 Nisan 2017 tarihli ve 2017/03 sayılı toplantısında “dilimleme” yoluyla etik ihlalde bulunduğuna karar verilmiş ve Müvekkilimiz Doçentlik Sınav Yönetmeliğinin 7. Maddesi kapsamında başarısız sayılmıştır.

Üniversitelerarası Kurul Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu kararında “…Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinde kendinden intihal eylemi etiğe aykırı eylemler arasında yer almamakla birlikte iddiaya konu olan fiil Anılan Yönergenin 8. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde dilimleme; “Bir araştırmanın sonuçlarını araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde, uygun olmayan biçimde parçalara ayırarak ve birbirine atıf yapmadan çok sayıda yayın yaparak doçentlik sınavı değerlendirmelerinde ve akademik terfilerde ayrı eserler olarak sunmak,” olarak tanımlanmıştır ve adayın eylemi bu fiil ile ilişkilendirilmiştir.

…Sonuç Olarak; yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; Adayın Al A3, A4, A5 ve A20 numaralı yayınlarında Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin 8. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan “Bir araştırmanın sonuçlarını araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde, uygun olmayan biçimde parçalara ayırarak ve birbirine atıf yapmadan çok sayıda yayın yaparak doçentlik sınavı değerlendirmelerinde ve akademik terfilerde ayrı eserler olarak sunmak,” şeklinde tanımlanan dilimleme yoluyla etik ihlalde bulunduğuna oybirliği ile karar verildi.” Yönünde ifadelerle alınan kararın gerekçeleri sunulmuştur.

Üniversitelerarası Kurul Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun aldığı karara karşı Ankara 3. İdare Mahkemesinde açılan davada dava konusu işlemde hukuki isabet görülmediği, dava konusu işlemin uygulanması neticesinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağı gerekçesiyle 24.01.2018 tarihinde dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

Akademik Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak yukarıda ifade edilen kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Ankara 3. İdare Mahkemesinde açtığımız davada;

  1. Müvekkilim yedek jüri üyelerinden birinin iddiası üzerine inceleme başlatılmış olduğu ve hakkında etik ihlal kararı alındığı, sınav jürilerinde asıl ve yedek ayrımının yapılmasının yegane sebebi asılın mazeret bildirmesi halinde yedeğe beklenmeksizin gönderilmesi hususunun olduğu, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı asıl üyeler herhangi bir mazeret bildirmeden ve bu mazeret gerekli makamlar tarafından kabul edilmeden yedek üyeye göndermiş ve müvekkilimin mağduriyetine sebep olduğu ve usul hatası yapıldığı,
  2. ÜAK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinde kendinden intihal eylemi etiğe aykırı eylemler arasında yer almadığı, mevzuatta bulunmayan bir eylem olan kendinden intihal fiili ve bu fiilin yönergede bulunmadığı ifadesinin müvekkilim hakkında alınan kararda da yer alması birlikte değerlendirildiğinde müvekkilim hakkında alınan kararın iptali gerekmekte olduğu, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı bu duruma ilişkin hiçbir somut değerlendirme ve delil ortaya koyamadığı,
  3. Dilimleme ise “Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla sayıda yayımlayarak bu yayınları akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak” şeklinde tanımlanmakta olduğu, bu tanımın esaslı unsurlarının “ortada sadece bir araştırma olması gerektiği”, “bu araştırmanın sonuçları parçalara ayrılıp kullanıldığı”, “bu parçalar terfilerde ayrı yayınlar olarak kullanılması gerektiği” olduğu, düzenlemenin lafzına bakıldığında bu unsurların hepsi aynı anda ve birlikte bulunması gerektiği, Komisyonun bir satırlık gerekçe ile bu durumların hiçbirini değerlendirmeden karar aldığı, söz konusu yayınlardaki örneklerin farklı zamanlarda toplanan ve farklı türlere ait bu örnekler üzerinde yapılan çalışmalar olduğunu ve sonuçları farklı makalelerde yayınlandığını,

İleri sürerek Üniversitelerarası Kurul Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun aldığı kararın iptalini ve yürütmesinin durdurulmasını talep etmiştik.

Ankara 3. İdare Mahkemesi 24.01.2018 tarihli YD kararında "…Adayın özgeçmişinde yer alan ve dava kapsamında bahsedilen A1 ve A4 yayınlarındaki örnekler aynı yerden toplanmakla beraber söz konusu örnekler farklı zamanlarda toplanan farklı örneklerdir ve farklı türlere ait bu örnekler üzerinde yapılan çalışmaların sonuçları ayrı ayrı yayınlanmıştır. Örneklerin aynı yerden toplanması bu çalışmalarda dilimleme yoluyla etik ihlaline yol açmaz. A3 ve A5 yayınlarında kullanılan örnekler doktora tezi sırasında toplanmıştır ancak tümü tez kapsamında çalışılmamıştır. Dolayısıyla örneklerin toplanma zamanı değil, doktora tezi kapsamında yürütülen çalışmaların yapıldığı zaman önemlidir. Bu örnekler üzerinde filogenetik sınıflandırmayı sağlayacak moleküler çalışmalar doktora tezi sonrasında yürütülmüştür. Bu nedenle dilimlemeye yönelik herhangi bir etik ihlali söz konusu değildir. Yani her yayın için yeterli miktarda deneysel veri ve sonuç mevcuttur ve araştırmanın sonuçları araştırmanını bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayrılıp birden fazla yayın olarak sunulmamıştır.

Bu durumda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacının Ekim 2015 döneminde doçentlik başvurusunda dilimleme yoluyla etik ihlali yapılmadığı sonucuna varıldığından; dava konusu işlemde hukuki isabet görülmemiştir.Yönünde karar alarak ofisimizin ileri sürdüğü gerekçelerle Üniversitelerarası Kurul Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun kararında hukuki isabet görmemiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir