Sözlük anlamı “zarar ve ziyanı ödeme” olan tazminat terimi, hukuk dilinde, genellikle bir kimsenin şahıs veya mal varlığında iradesi dışı meydana gelen eksilmenin telafisi için zarardan sorumlu kişinin yerine getirmesi gereken edim anlamında kullanılmaktadır.

Tazminat kısaca, hukuka aykırı bir eylem sonucunda ortaya çıkan maddi veya manevi zarara karşılık olarak ödenen bedeldir. Tazminat kurumu, fertler arası menfaat dengesinin korunmasında en çok ve en sık başvurulan yaptırımlardan biridir. Hukuk düzenleri hem maddi zararların hem manevi üzüntü ve kayıpların telafisinde bu etkin ve yaygın yaptırımın uygulanmasını öngörmüştür. Bu nedenle herhangi bir zarara uğrayan kişi bu zararını tazminat davası vesilesiyle giderebilmektedir.

MADDİ TAZMİNAT; Hukuka aykırı bir eylem nedeniyle mal varlığında meydana gelen zararın zarar veren tarafından giderilmesini ifade eder.

MANEVİ TAZMİNAT ise; bu hukuka aykırı fiil nedeniyle zarar görenin KİŞİLİK DEĞERLERİNDE  ortaya çıkan manevi üzüntülerinin, ızdırap ve yıpranmanın giderilmesi ve telafisidir.

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI HANGİ DURUMLARDA AÇILABİLİR?

Maddi ve manevi tazminat davası, herhangi bir nedenle hukuka aykırı bir eylem sonucunda ortaya çıkan maddi veya manevi zararı gidermek amacıyla açılabilir. Ancak sıklıkla açılan  tazminat davası türleri şunlardır;

  • Kıdem ve ihbar tazminatı gibi iş sözleşmesinden doğan tazminat davaları
  • Trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davaları,
  • Sözleşme ihlali nedeniyle maddi ve manevi tazminat davaları,
  • İş kazası sonucu açılan maddi ve manevi tazminat davaları
  • Suç işlenmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat davaları,
  • Boşanmadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat davaları,
  • Hatalı doktor uygulamalarından kaynaklanan tazminat davaları,

MADDİ TAZMİNAT DAVASI

Kişinin uğramış olduğu maddi zararını gidermek amacıyla açtığı dava türüdür. Bunun için de maddi zarar kavramını açıklamakta fayda görmekteyiz.

Maddi zararı iki türlü açıklayabiliriz. İlk olarak haksız bir fiil neticesinde mal varlığında meydana gelen azalmadan bahsedebiliriz. Bu durum bildiğimiz anlamda kişide meydana gelen zarar maddi bir zarar olacaktır İkinci olarak ise maddi zararın bir diğer yanı yoksun kalınan kardır. Yoksun kalınan karda doğrudan eksilmeden bahsedilmemekte, haksız fiil meydana gelmeseydi kişinin mal varlığında meydana gelmeyecek olan zararı ifade edilmektedir.

MANEVİ TAZMİNAT DAVASI

Yukarıda da değindiğimiz üzere manevi tazminat; bedensel bütünlüğün zedelenmesi ve kişilik haklarının zedelenmesi sonucunda talep edilebilen tazminattır. Manevi tazminatta amaç şahsiyet haklarına yönelik haksız bir tecavüz sonucu bu tecavüze uğrayan kişinin çektiği acıyı, manevi üzüntüyü veya uğramış olduğu ruhsal sarsıntıyı gidermeye yardımcı olmaktır. Manevi tazminat, ancak kişilik değerleri saldırıya uğrayan kişinin isteyebileceği(isitisnai durumlar hariç)  bir tazminat türüdür.  Bu durumda açılacak davada kişinin uğradığı manevi zararlar talep edilebilecektir.

Borçlar kanunun “Manevi tazminat” başlıklı 56. Maddesinde şu düzenlemeye yer vermiştir:

“MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.

Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”

“Kişilik hakkının zedelenmesi” başlıklı 56. Maddesinde ise şu düzenlemeye yer vermiştir:

“MADDE 58- Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.

Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.”

Bu durumlar çerçevesinde manevi tazmin talep edilebilecektir.

Yargıtay içtihadlarına göre manevi tazminata konu olabilecek kişilik hakları şunlardır:

  • Kişinin yaşamı
  • Kişinin sağlığı
  • Kişinin vücut bütünlüğü
  • Kişinin ruhsal bütünlüğü
  • Müdahale edildiğinde kişinin üzüntü veya elem duymasına yol açan diğer fiziki, duygusal ve sosyal kişilik değerleri.

MADDİ TAZMİNAT NASIL HESAPLANIR?

Maddi tazminat hesaplamasında haksız bir fiil sonucu ortaya çıkan zararın miktarı hesaplanır. Bu fiilde tarafların kusur oranları ve varsa maluliyet gibi bir durumda bu maluliyet oranı hesaplanır. Sonucunda maddi tazminat miktarı belirlenir.

Maddi tazminatın kapsamının belirlenmesinde dikkate alınacak hususlar şunlardır:

  1. Uğranılan zarar
  2. Kusurun ağırlık derecesi
  3. Zarar görenin birlikte kusuru
  4. Failin ekonomik durumu
  5. Durum ve şartlar

ÖZEL HALLERDE MADDİ ZARARIN KAPSAMI ŞU ŞEKİLDE BELİRLENİR;

I. Ölüm halinde;

Bu durumda tazminatın kapsamı şunlar olacaktır

  1. Cenaze giderleri
  2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar
  3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar

II. Bedensel zarar meydana gelmesi halinde;

Ortada bedensel bir zarar var ise aşağıda belirtmiş olduğumuz hususlarda tazminat kapsamında değerlendirilecektir

  1. Tedavi giderleri
  2. Kazanç kaybı
  3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar
  4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar

III. Haksız rekabet halinde ödenecek tazminat özel hükümlere tabidir.

Gerçek olmayan haberlerin yayılması veya bu tür ilanların yapılması ya da dürüstlük kurallarına aykırı diğer davranışlarda bulunulması yüzünden müşterileri azalan veya onları kaybetme tehlikesiyle karşılaşan kişi, bu davranışlara son verilmesini ve kusurun varlığı hâlinde zararının giderilmesini isteyebilir.

MANEVİ TAZMİNAT NASIL HESAPLANIR?

Manevi tazminat hesaplanmasında tarafların kusur oranı dikkate alınır. Zarar görenin kusuru kural olarak tazminata engel olmaz ancak kusurunun çok ağır olması halinde tazminata hükmedilmeyebilir. Yukarıda açıkladığımız Borçlar Kanununun 56. Maddesine göre manevi tazminat hesaplamasında olayın özellikleri kendi içerisinde değerlendirilir. Manevi tazminat tutarı belirlenirken tarafların ekonomik durumu da dikkate alınarak objektif bir değerlendirme neticesinde kişinin elem ve üzüntüsü, kişilik haklarının ne ölçüde yıprandığı ölçütleri ışığında bir tazminata hükmedilecektir.

Buna ek olarak manevi tazminat, maddi tazminatta olduğu gibi bölünebilir nitelikte değildir. Dolayısı ile tek seferde istenmelidir ve kısmi açılacak davaya konu edilemeyecektir.

TAZMİNAT DAVALARI HANGİ MAHKEMEDE VE NEREDE AÇILIR?

Maddi ve manevi tazminat davası davalının ikametgahındaki asliye hukuk mahkemesinde, davalı tüzel kişi (şirket, vakıf, dernek, üniversite vs.) ise tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılabilir. (Hukuk Muhakemeleri Kanunu md.6) Davalı sayısı birden fazla ise, tazminat davası herhangi birinin yerleşim yerinde açılabilir. (Hukuk Muhakemeleri Kanunu md.7)

TAZMİNAT DAVALARINDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ NE KADARDIR?

Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.(TBK m. 72)

Bu 2 yıllık sürenin başlaması için zarar görenin dava açmaya imkan verecek şekilde zararın niteliğini ve kapsamını öğrenmesi gerekecektir.

Haksız fiil nedeniyle maddi veya manevi tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu zamanaşımı uygulanır.

Diğer bir ifadeyle zarara sebep olan haksız fiil aynı zamanda ceza kanununa göre suç niteliğinde ise ve Ceza Kanunu söz konusu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmekte ise maddi ve manevi tazminat davasına da daha uzun olan Ceza Kanunundaki bu süre uygulanır. Ancak Ceza Kanunundaki daha uzun olan zamanaşımı süresi sadece haksız fiili gerçekleştirene karşı açılacak davalarda uygulanır Dolayısıyla haksız fiilden doğrudan doğruya sorumlu olmayanlar için yine 2 ve 10 yıllık süreler söz konusudur.

TAZMİNAT DAVASI KİŞİNİN KENDİSİ TARAFINDAN AÇILABİLİR Mİ?

Bu açılacak olan tazminat davaları hakkı ihlal edilen kişiler tarafından da açılabilmekte ancak bu tür davalarda hataya düşülecek olursa telafisi mümkün olmayan hak kayıpları yaşanabileceğinden alanında uzman bir avukattan yardım alınmasını önermekteyiz.

Tazminat davalarını ve diğer davaları Akademik Hukuk Bürosu olarak alanında uzman ekibimizle takip etmekteyiz. Bu konuda hukuki yardım almak isterseniz bizimle irtibata geçebilirsiniz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir