Müvekkilin, Ekim 2018 döneminde Yönetim ve Strateji bilim alanından yapmış olduğu doçentlik başvurusunun, eserlerinde “dilimleme, yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak” fiilini gerçekleştirdiği gerekçesiyle Doçentlik Sınav Yönetmeliği’nin 7. maddesinin 6. fıkrası uyarınca iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali için açılmıştır.

Dava dilekçemizde yer alan açıklamalar yönündeki bilirkişi raporuna göre “İddiaya verilen savunmada ise bu çalışmaların kapsam, içerik ve birçok yönden tezden farklılık gösterdiği ifade edilmiştir. İlgili çalışmalar incelendiğinde görünürde bir benzerlik söz konusudur (savunmada ortalama 20 sayfanın benzerlik gösterdiği kabul edilmiştir), fakat dikkatlice incelendiğinde gerçekte içerik ve kapsam olarak ciddi farklılıklar olduğu görülmektedir: Bu durumda her ne kadar içerik olarak, bazı kısımlar teze benzese de farklı konular içeren bu kitaplar içerik, kavram, kapsam, şekil ve daha birçok yönden tezden farklı olduğu görülmektedir. Kendi tecrübelerimden de bildiğim gibi, gerçektende kitap yazmak zor bir iş ve hele bu kitapları yayınlayacak yayınevi bulmak daha zordur. Bu bağlamda doçent adayının herhangi bir etik ihlal yaptığını düşünmüyorum”

Müvekkil hakkındaki iddialar değerlendirildiğinde mahkemece ayrıca şu tespitlere yer verilmiştir; C1.1, C1.2, C1.3 ve C1.7 nolu yayınların doktora tezinden üretilerek Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin 4. maddesinde tanımlanan “dilimleme” etik ihlalini yaptığı şeklindedir. Adayın eserleri incelendiğinde çalışmaların doktora tezinin ilgili bölümleriyle benzerlik gösterdiği, ancak bazı noktalarda kitaptaki bölümlerin geliştirildiği ve değiştirildiği görülmektedir. Davacı tezinden esinlenerek bazı bölümlerde alıntı yapmış ve bunları geliştirerek tezinden yayın çıkarmıştır. Bununla beraber doçent adaylarının tezlerinden yayın yapmaları ilgili akademide beklenen bir durumdur. Dolayısıyla müvekkilin C1.l, C1.2, CI.3 ve CI.7 nolu yayınlarının dilimleme kapsamında bir etik ihlali nitelendiğinde olmadığı,

  1. madde’de adayın “Yazılan Ulusal/Uluslararası Kitap Bölümünde” puanladığı 8 kitaptan 7’sinin aynı kitapevi tarafından doktora tezinin ardından kısa bir sürede basıldığı ve bu nedenle UAK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi madde 4 (l)k fıkrası uyarınca etik ihlalde bulunduğu ifade edilmiştir. Ancak UAK Doçentlik kriterlerinde yayınların aynı yayınevinden çıkması konusunu sınırlayan ve yayınların tek bir yayınevinde basılmasının etik ihlaline yol açacağı konusunda bir maddeye rastlanmamıştır. Keza, jüri raporlarında kitapların hangi yayınevinde basıldığından çok bilimsel acıdan değerlendirilmesi ve literatüre ne kadar katkıda bulunduğunun araştırılması esastır. Dolayısıyla davacının 7. madde’de “Yazılan Ulusal/Uluslararası Kitap Bölümünde” puanladığı 8 kitaptan 7’sinin aynı kitapevi tarafından doktora tezinin ardından kısa bir sürede basılmasının UAK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi madde 4 (l)k fıkrası uyarınca bir etik ihlali niteliğinde olmadığı, tespitleri yapılmıştır.

Öte yandan, dava konusu işlemin müvekkilin akademik yaşantısına ilişkin olduğu göz önüne alındığında, uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların ortaya çıkabileceği de açıktır.

Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemlerin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanun’un 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, 28/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.

Henüz Yorum Yok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×