T.C.

İSTANBUL

10.İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO                                 : 2021/1347

YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI

İSTEYEN (DAVACI)                   :

VEKİLİ                                      : AV. ABDULLAH ENES BALTACI

KARŞI TARAF (DAVALI)           : İSTANBUL GEDİK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ

VEKİLLERİ                                : AV. ESMA BAYRAKTAROĞLU, BAHAR SÜR

İSTEMİN ÖZETİ                        :  Davacı tarafından, İstanbul Gedik Üniversitesi’nde doktor öğretim üyesi olarak görev yapmaktayken “Mükerrer yayınlarını akademik atama ve yükseltmelerde ayrı yayınlar olarak sunma” eyleminden dolayı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 2547 sayılı Kanun’un 53/b maddesi uyarınca “Kınama” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Gedik Üniversitesi’nin 10.06.2021 tarihli işleminin;  iki eserin mükerrer olması için birebir aynı olması gerektiği, yeni kaynaklar ile zenginleştirilip genişletilen yayınların mükerrer olma ihtimali olmadığı, yarar veya kazanç sağlama olgusunun gerçekleşmediği, kendi eserinden alıntı yapmasının etik ihlali olarak değerlendirilemeyeceği, bu durumun daha önce edindiği bilgi ve birikimini sonraki eserlerinde de kullanmasından ibaret olduğu ileri sürülerek iptali ve öncelikle yürütmenin durdurulması istenilmektedir.

SAVUNMA ÖZETİ        : Davalı idare tarafından, davacının doçentlik başvuru dosyasının büyük bir bölümünü, doktora tezinden uygun bir referans vermeksizin alıntı yapmak suretiyle üretmesi nedeniyle hakkında etik ihlali kararı verildiği, akabinde yürütülen disiplin soruşturması neticesinde verilen cezanın hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul 10. İdare Mahkemesi’nce; işin gereği görüşüldü:

Dava, İstanbul Gedik Üniversitesi’nde doktor öğretim üyesi olarak görev yapmaktayken “Mükerrer yayınlarını akademik atama ve yükseltmelerde ayrı yayınlar olarak sunma” eyleminden dolayı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 2547 sayılı Kanun’un 53/b maddesi uyarınca “Kınama” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Gedik Üniversitesi’nin 10.06.2021 tarihli işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği belirtilmiştir.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Disiplin ve Ceza İşleri” bölümünün ”Genel Esaslar” başlıklı 53- b maddesinde,  ”Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır.” kuralına;  aynı maddenin (3) numaralı alt bendinde, ”Aylıktan veya ücretten kesme: Brüt aylıktan; veya ücretten bir defaya mahsus olmak üzere 1/30 ila 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aylıktan veya ücretten kesme cezasını gerektiren fiiller şunlardır : .. g) Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla sayıda yayımlayarak bu yayınları akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak”;  “Savunma hakkı” başlıklı 53/A  maddesinde ise; ”Savunma hakkı kapsamında gözetilecek hususlar şunlardır:

  1. a) Soruşturulana, iddialar hakkında savunma imkânı tanınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen tarihte geçerli bir mazereti olmaksızın savunmasını yapmayan, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.
  2. b) Savunmaya davet yazısında hakkında disiplin soruşturması açılan fiilin neden ibaret bulunduğu, savunmasını belirtilen sürede yapmadığı takdirde savunmasından vazgeçmiş sayılacağı bildirilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Buna göre, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli yasal süreler içinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirilerek disiplin soruşturması açılması, yapılacak soruşturmada varsa iddia sahipleri ile olayın açıklığa kavuşması için gerekli tanık ve davacının ifadelerinin alınması, lehe ve aleyhe olan tüm delillerin toplanarak olayın değerlendirilmesi ve ekleriyle birlikte  soruşturma raporunun oluşturulması, usulüne uygun şekilde ve sürede yazılı savunma hakkı tanınması, sonrasında disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak eylemine uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul Gedik Üniversitesi’nde doktor öğretim üyesi olarak görev yapmaktayken “Mükerrer yayınlarını akademik atama ve yükseltmelerde ayrı yayınlar olarak sunma” disiplin suçunu işlediğinden bahisle muhakkik görevlendirilerek davacı hakkında disiplin soruşturması açıldığı, 27/04/2021 tarihinde davacının savunmasının alındığı ve soruşturmanın muhakkik olarak tayin edilen Prof. Dr. Ş.D. tarafından tamamlanarak 17/05/2021 tarihli raporun düzenlendiği ve alt ceza uygulanmak suretiyle 2547 sayılı Kanun’un 53/b maddesi uyarınca davacının “Kınama” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Gedik Üniversitesi’nin 10.06.2021 tarihli dava konusu işleminin tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, disiplin soruşturması tamamlandıktan sonra soruşturmayı yapan muhakkik veya yetkili disiplin kurulu tarafından 7 günden az olmamak üzere süre verilip, davacının savunmasının istenilmesi gerekirken, soruşturma tamamlanmadan, ifade niteliğinde bulunan savunma ve savunma sonrası hazırlanan disiplin soruşturmasına dayanılarak davacı hakkında tesis edilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmesinin durdurulmasına, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolu açık olmak üzere, 12/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Başkan

KUDRET DOĞAN

107207

Üye

MUHARREM BER

191804

Üye

HAKAN ARSLAN

178453

Henüz Yorum Yok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×