Yargıtay 16.Ceza Dairesi, Terör Örgütü (FETÖ)’nün gizli haberleşme yöntemlerinden biri olan ankesörlü/sabit hatlardan periyodik veya ardışık aramalar yaparak sağlanan haberleşmenin hukuka uygun delil olarak kabul edilebilmesi için bazı kriterler belirlemiştir.

Mahrem imamların, belirledikleri hedef şahıslarla ankesörlü hatlar vasıtasıyla iletişime geçebilmelerinde gizliliği sağlayabilmek adına telefon numaralarını şifreleme yöntemleriyle kaydetmeleri

Aramaların tek arama şeklinde sadece sorumlu kişinin aramasıyla ve kısa bir sürede veya sadece çağrı şeklinde gerçekleşmesi,

Sorumlu şahıs tarafından aranan askerlerin genellikle aynı rütbe/makam olarak denk bulunmaları (örneğin aranan kişi astsubaysa ardışık aranan kişinin de astsubay olması) aynı zaman da kuvvetlerinin de denk bulunması (örneğin aranan kişi jandarmaysa ardışık aranan kişinin de jandarma olması)

Aramaların mesai saatleri dışında yapılması,

Sorumlu şahsın, hedeflerinin kaybolup tespit edilememesi amacıyla askeri personeli aradıktan sonra tedbir amaçlı ilgisiz ve alakasız kişilerin de ankesörlü hatla aranması,

Ankesörlü/sabit hatlardan yapılan farklı asker aramalarında, ardışık (arka arkaya arama) şeklinde gerçekleştirilmesi aramanın örgütsel olduğu kanısını güçlendirdiği,

Aramaların genellikle 15 gün, ayda veya iki ayda bir kez şeklinde periyodik olması,

Bazen sorumlu şahıs tarafından tek bir şahsın aranıp gruptaki diğer şahıs/şahıslara bilgi verilmesi istendiği,Aranan asker şahısların toplantı yerlerine hatların takılı olduğu cihazları götürmemesi veya götürülse dahi kapalı tutulması,

Mahrem yapının sorumlu kişisinin asker şahıs/şahıslarla kural olarak aynı ilde ikamet etmesi ve aynı ildeki sabit hatlarla iletişim kurması,

Mahrem imam yapılanmasında, her yönetici kişinin açığa çıkmaması adına kendi iletişim metotlarını ve tedbirlerini kendilerinin belirlediği ve bu nedenle çok sayıda şifreleme yöntemlerinin kullanılması,

Yargıtay Tarafından belirlenen bu kriterler özellikle Kovuşturma aşamasında Ağır Ceza Mahkemelerinde dikkate alınmakta aramaların bu kriterlere uyup uymadığı incelenmektedir.

Soruşturma aşamasında bazen Salt aramaların olması gözaltı kararı verilebilmesi için yeterli olabilmektedir. Bu hususun araştırılması ve kriterlerle beraber aramaların Örgüt üyeliğine esas delil teşkil edebilmesinin önüne geçilmesi çok önemlidir. Aksi taktirde Tutuklama kararı verilebilmektedir.

Örgütsel faaliyet ve eylemler örgüt hiyerarşisi ve sistematiği içerisinde süreklilik arz eden bir irade ile gerçekleşir. Burada Ankesörlü aranma eylemi de bu faaliyetin bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Fakat bu değerlendirmenin somut delillerle desteklenmesi elzemdir. Aksi taktirde her aramanın bu kapsamda değerlendirilmesi çok ciddi hak kayıplarına sebebiyet verecektir.

Hukuk Büromuzca ankesör soruşturmalarında bu hususlar uzman bilirkişiler ve hukukçularımız tarafından incelenmektedir. Bize ulaşarak detaylı bilgi alabilirsiniz.

Henüz Yorum Yok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

×