Danıştay 8. Dairesi’nin 20.12.2018 tarih, E.2016/2365 ve K.2018 /8777 sayılı kararıyla Doçentlik Kriterlerinde yer alan, “Tanımlar” başlığı altında yer alan “Tanınmış Ulusal Yayınevi”, “Tanınmış Uluslararası Yayınevi”, ibarelerinin iptaline karar verilmiştir. Karar metninde, “Tanınmış Uluslararası Yayınevi” tanımında yer alan yayınlandığı kitapların dünyanın bilinen üniversitelerinin kataloglarında yar almasına ilişkin “bilinen” ifadesinin muğlak ve objektiflikten uzak bir ifade olduğu da açıktır” denmektedir. Devamında ise “Tanınmış Ulusal Yayınevi” ile “Tanınmış Uluslararası Yayınevi” ibarelerinde hukuka uyarlılık görülmemiştir” ifadesi yer almaktadır. Kaldı ki, burada bahsedilen Yayınevlerinin hangileri olabileceğine ilişkin ÜAK tarafından bir tanımlama yapılmış olmasına rağmen ifade Hukuka uygun bulunmamıştır.

 

ÜAK tarafından 19.11.2019 tarihli duyurusunda Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 17/10/2019 tarihli toplantısında alınan karar ile Doçentlik Başvuru Şartlarında yer alan, “Ulusal Yayınevi” ve “Uluslararası Yayınevi” tanımları aşağıdaki şekilde değiştirildiğini duyurmuştur;

  • Ulusal Yayınevi: En az dört yıl ulusal düzeyde düzenli faaliyet yürüten, yayınları Türkiye’deki üniversite kütüphanelerinde kataloglanan ve daha önce aynı alanda farklı yazarlara ait en az 20 kitap yayımlamış yayınevi.

  • Uluslararası Yayınevi: En az dört yıl uluslararası düzeyde düzenli faaliyet yürüten, yayımladığı kitaplar Yükseköğretim Kurulunca tanınan sıralama kuruluşlarınca belirlenen dünyada ilk 500’e giren üniversite kütüphanelerinde kataloglanan ve aynı alanda farklı yazarlara ait en az 20 kitap yayımlamış olan yayınevi.

 

Akademik Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak, tanımlarda yer alan muğlâklık devam etmekle birlikte jürilerin bu tanımları Mart 2020 tarihiden itibaren uygulayabileceği görüşündeyiz. ÜAK Ekim 2019 başvuru şartlarında eski tanımları kullanarak adaylara başvuru yaptırmıştır. Duyuruyu ise başvuru tarihleri bittikten sonra yayınlamıştır. Kanunlar için öngörülen geriye yürümezlik ilkesi, idari işlemlerin söz konusu olduğu tüm alanlarda temel bir ilkedir. Sonradan eklenen bir hüküm, geriye yürümezlik ilkesine aykırılık teşkil edecektir. (T.C. Danıştay12.Dairesi Başkanlığı Esas No:2010/1591 Karar No:2013/439 Karar Tarihi.12.2.2013) Yukarıda belirttiğim üzere bu kararın uygulanması açısından Mart 2020 başvuru dönemi esas alınmalıdır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir